DİGİTAL
SOHBET

Şeyh Şerafeddin Dağıstani [ K.S. ]
Dilinden İnternete
Sohbetler
3
MENÂKIB-I ŞEREFİYYE * ' DEN...


MÜRŞİD-İ KİRÂM HAZERÂTI'NIN EVSÂFI VE TARİFLERİ
HAKKINDADIR.

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
Mürşidler dört kısımdır: Mürşid-i teberrük, mürşid-i tezkiye, mürşid-i
tasfiye ve mürşid-i terbiye. Makâm ve mertebeleri, ulvîyyet ve
kudsiyyeleri, zikrolunduğu tertipdedir. En iptida (başlangıç)
Makâmda olan, mürşid-i teberrük'dür.
Mürşid-i Teberrük olan Zatta
bulunması lazım gelen evsaf ve şeraitdendir ki; evvela o Zat kendi
mürebbî ve mürşidi tarafından beşbin lafza-i celali ve beşbin de
salavat-ı şerîfeyi telkîn ve tavsife mezun, (ders vermeğe
yetkili) bulunmalıdır. Bilcümle mahlûkatın tesbihâtına vâkıf olması
lazımdır. Ehl-i kubûrun hakîkatına -hayal ve evham olmayıp, doğrudan
doğruya- hallerine vâkıf olması gerekir. Onların üzerinde bulunan saadet
veya azabın, hangi amellerden mütevellit (doğmuş) olduğunu
bilmesi lazımdır. Azabın hangi cürüm ve günahın neticesi olduğunu
bilmelidir. Bütün kainatta her türlü vak'alardan ve renklerden,
vahdâniyyet-i ilâhiyyeye (Allah'ın birliğine) burhan ve delâili
anlaması gerekir. Cümle mahlûkatın esamilerini (isimlerini)
bilmesi dahi lazımdır. Etbâ ve müridânın üzerine, meşayih-i kirâm
hazerâtının cezbe ve nazarlarını celbe (çekmeğe) iktidar ve
selahiyetli (yetkili) olması lazımdır. Cihet-i istîkameti
mükemmel olmalıdır. Müridân ve etbâlarını, Makâm-ı tezkiye ve tasfiyeye
irsale (çıkarmağa) muktedir olmalıdır. Yirmi dört saat
içinde, yirmi dört bin lafza-i celal ve beş bin salavât-ı şerîfe'yi
ifâya muktedir ve bunlara müdavim olması lazımdır.
Mürşid-i Tezkiye olan Zatta
bulunması lazım gelen evsaf ve şerait, mezahib-i erbaa'nın (dört
mezhebin) azimet kısmına muhâlif olan ef’al (işler) ve a'mâl
(ameller) ve harekâtından mahfuz (korunmuş) olması
gerekir. Kendi etbâ ve müridânına yirmidört bin lafza-i celal ve beş bin
salavât-ı şerife’yi telkine me'zun olması gerekir. Bilcümle Sâdât-ı
Nakşibendiyye'yi (Nakşibendî silsilesindeki büyükleri) istediği
zaman davete selahiyeti olması lazımdır. Asrında mevcut yirmidört bin
evliya-yı kirâm hazerâtını bilmesi dahi gerekir. Mürşidin hangi resul ve
nebî'nin Makâmındaolduğunu bilmesi gerekir. Kendi müridânının üzerine
olan ahvâle vâkıf ve arif olması (bilmesi) lazımdır. Kendi etbâ
ve müridânını a'dâ-yı erbaa'nın (dört düşmanın) mekrinden
(hîlelerinden) muhafazaya dahi muktedir olması lazımdır. Müridân ve
etbanın kalblerinden evham ve hayâlât ve fütûru (zayıflık,
ümitsizlik) dahi ref ü def'e (yok etmeğe) selahiyetli olması
lazımdır. Yirmidört binden başlayıp yetmişbine kadar zikre mezun olması
dahi lazımdır. Sahib-i tevfîk ve erbabı için bu zikir, bir saatlik
vazifeden başka bir şey değildir; o kadar kolay ikmal edilir.
Mürşid-i
Tasfiye olan Zatta
dahi, evvelki iki mürşidde bulunması gereken evsafdan başka, evvelen
ahirete ait umûrundan (hususlardan) zühd olması (kendini
soyutlaması) gerekir. Hatıra masivaullah (Allah'tan başka şeyler)
gelmemesi için, mürşid tarafından mükellef ve muvazzaf olması lazımdır.
Bilcümle kainat ve melekût kendisine fevt olmuş (kaybolmuş) olsa
bile, bir zerre kadar ona nazar ve iltifatı olmaması lazımdır. Levh-i
Mahfuzda yazılı bilcümle mukadderata ittilâ etmesi (haberdar
olması) lazımdır. Etbâ ve müridânın üzerine, Cezbe-i Hayy'ı celbe
dahi selahiyet sahibi olması gerekir. Sohbet ve içtimaı, daima ekabir
evliyaullah ile olması lazımdır. Müridânın her iki nefesi arasındaki
otuzdört bin sırr-ı hikmete de vâkıf olması lazımdır. Kur'an-ı Kerîm'de
mezkur (geçen) beş yüz mamureyi (yapılması emredilen şeyleri)
tamamen ifa (yerine getirmesi) ve sekiz yüz cihet-i menhiyyeden
(yapılmaması gereken şeylerden) uzak ve sâlim olması lazımdır.
Gerek güneş ve gerekse ay ve yıldızlardan vahdâniyyet-i ilâhiyyeye
otuzüç kadar delil ve burhan çıkarması lazımdır. Zamanın kutbunun
ismini, nesebini bilmesi lazımdır. Bir saat zarfında yediyüz bin adet
zikr-i ilahiyyeye muvaffak olması lazımdır ki buna tayy-ı lisan derler.
Mürşid-i
Terbiye,
mürşidin en yüksek mertebesidir. Bu zat, müctehid-i mutlak mertebesine
ermiş olacaktır. İlme'l-yakîn, ayne'l-yakîn, hakka'l-yakîn ve bu
mesâbiînden ulûm ve hakâyıkı anlaması ve idrak etmesi lazımdır. Beş adet
irşadın vücûhu kendisinde bulunması lazımdır. Vech-i irşad ile müridi
irşada ale’l-ıtlak (mutlaka) mezûn olması lazımdır. Vücûh-u irşad;
inayetullah, inayet-i Resul, inayet-i meşayıh ve mürşid ve inayet-i
melekü’l-mukînûn, âlât-ı irşad; basîret, feraset, teveccüh ve keşf-i
hakikî, mevkûfu'l-a'la ve "elestü bi-rabbiküm" aleminin hakâyıkına vâkıf
olması gerektir. Kendi etbâ ve müridanının "elestü bi-rabbiküm" gününün
hakâyık ve cereyanına vâkıf olması lazımdır. Kendi etbaı olmayanların
dahi, derece-i iman ve ahd ü misakına ittilaı, (bilgisi) olması
lazımdır. Kur'an-ı Azîmüşşan'ın Levh-ül Mahfûz'da bulunan hurûfun
(harflerinin) ve âyâtın (ayetlerinin) ulûm ve esrârına da
vâkıf olması lazımdır. Kaza ve mukadderat-ı ilahiyyenin mübrem
(kaçınılmaz) ve muallak (şartlı) olanını ayırması ve buna
vâkıf olması lazımdır. Kutbü'z-Zaman hazretlerinin bilcümle vezaifini de
bilmesi lazımdır. Bir müridin halet-i nez'isinde (can çekişme anında)
yanına gidip imdadına yetişmesi lazımdır. Ve onu muavenet-i hakikî ile
ve iman-ı kamil üzere Hakk'a teslim etmesi lazımdır. Hatta bir saat
zarfında, yirmidört bin etbâ ve müridânı dünyadan intikal edecek olsa
bile, kaffesinin imdadına yetişme kuvvet ve kudsiyyetine malik olması
lazımdır. Bilcümle Esma-i Hüsna'nın ulum ve esrarına ve
hakâyıkına vâkıf olması gerekir.
Bu zikredilenler haricinde mürşidlerde olması lazım gelen daha nice
evsaf ve şerait vardır. Fakat bu kadarını kafi gördük. Cenab-ı Hakk
bilcümle mürşidin ve mürebbînin nazar ve kuvve-i zatından cümlemizi,
müstefîd (faydalanmak) ve müstefîz (feyizlenmek nasip)
buyursun. Amin.
--------------------------------------------------------------------
(*) MENÂKIB-I ŞEREFİYYE ; (1. Cild) , s. 40-43,
Yayına Hazırlayan : Hazret-i Şeyh Hacı Hasan BURKAY ; Ankara 1995.
|