DİGİTAL
HAKKANİ
SOHBET
1
2
3
4
5
6
7

2

Birbirinize Zulüm Etmeniz Haramdır
Hazret-i Şeyh Muhammed
Nazım Kıbrısi el-HAQQANİ

15. Recep
1428 / 29. Temmuz 2007
Lefke, KKTC
Bismillahirrahmanirrahim
Ben zulmü kendime haram ettim.
Hadis-i Kudsi
Hatem-ül Enbiya olan Peygamberimizin yolundan gitmek zorundasınız.
Es-selâm
kablel-kelâm. Konuşmaya başlamadan önce selam veriniz.
Meded, yâ Sultânul-Evliyâ’, Meded, yâ Ricâlallâh!
Manevi himayeye talip olunuz! Kendinize güvenmeyiniz! Bizler sadece iki
nefes arasındayız.
Kime güveniyorsunuz, kimsiniz?
“Kimsiniz siz?”
“Ben başbakanım, ben bir VIP*’im”
*(VIP:Very Important Person – Çok Önemli İnsan –
Çevirmenin notu )
“VIP misiniz? Siz tuvalete gitmez misiniz?”
“Bunu hiç düşünmemiştim”
“Tuvalete gitmeyip yatağınıza mı edersiniz?”
“Ben çok önemli bir insanım böyle bir şey nasıl olabilir?”
Tüm bu insanlar üzerlerindeki üniformalarla, kılık kıyafetleriyle
aynanın önüne geçerler, bakarlar ve derler ki: ”Göbeğim çok çıkmış.
Biraz diyet yapmam lazım, kadınlar bu halimden hiç hoşlanmazlar çünkü.
Biz VIP’iz eğer zayıf olursak yine kadınlar bize bakmazlar, başka
şeylere bakarlar.”
(Şeyhimiz burada kızıyor)
“Ey Ahmaklar uyumayın, ey akılsız insanlar! Buraya sinema seyretmeye mi
geldiniz?”
VIP insanlar… “Bizler VIP’leriz, bundan dolayı nasıl göründüğümüze
bakmalıyız. İnsanlar bize bakarlar acaba VIP miyiz diye.”
Hayır, ben böyle düşünmüyorum. İnsanlar VIP olup olmadığınıza bakmazlar.
Eğer bir şey isterlerse gelirler ve eğilerek şöyle söylerler : “Ey
patronumuz, Ey VIP’miz”
Ey insanlar. Bize bunun için bir şey vermelisiniz!“
Euzü Billahimineşeytannirracim! Bu kötü düşüncelerden kurtulmalıyız!
Şeytan insanları kandırmak için bir sürü vesvese veriyor. Diyor ki: “
Siz sıradan insanlar değilsiniz. Siz VIP’siniz.”
Ben de diyorum ki: “ VIP’misiniz? Tuvalete gitmez misiniz? Tuvalete
giden biri nasıl önemli insan olabilir?
Kendinizi nasıl gördüğünüzü fark edin ve bunu değiştirin. Herkes bunu
yapsın. Allah bizi affetsin.
Euzü Billahimineşeytanniracim!
Şeytandan kaçın, şeytanın vesveselerinden uzaklaşın. İnsanlar şeytanın
nazariyelerini, fikirlerini takip ediyorlar ve de şeytan onları VIP
yapmaya çalışıyor ve diyor ki: “VIP olmaya çalışın”, çünkü şeytan da
cennette bir VIP olmak istiyordu. Ancak engellenip ona yasaklanınca ve
bu şeref Adem A.S.’a bahşedilince çok kızdı ve dedi ki: “Bu şerefe ben
nail olmalıydım. Rabbime bu kadar hizmet etmiştim. Daha fazla öğrenmek
için çabalamıştım…. Peki neden? Kainatta bir VIP olabilmek için! Ve
şimdi Sen yeni bir mahluk yarattın ve diyorsun ki: “ Sen bir VIP’sin, ey
melekler ona secde edin!”
İşte bu yüzden kovuldu! Tüm ümidi kâinatın başı olmaktı. VIP olmaktan da
ötesi. Kainatın başı! Allah, Âdem A.S. ve onun nesline bu şerefi verince
şok oldu.
Hâla bu şokun etkisinde ve kendisine gelemiyor. Kendine bakıp şu soruyu
hiç sormadı: “Kimim ben hakikaten? Niye ben bunu istiyorum? Yaradan'ıma
karşı nasıl davranıyorum? Doğru Olmadığını nasıl söylerim?”
“Estağfirullah, O hala kendi vesveseleri yüzünden sarhoş. Hala Kainatın
başı olabileceğini düşünüyor. Bu onu sarhoş ediyor. Hesap günü gelinceye
ve Müminler cennete girinceye, şeytan da taifesiyle beraber cehennemi
boylayıncaya kadar bu sarhoşluğu gitmez.
Kadir-i Mutlak Allah’ın bize bildirdiği bir haber var. Şeytan Cennetin
kapısına getirtilir ve ona sorulur: “ Bak seni Cehennem’den
kurtaracağım. Cennete gireceksin. Bunu ister misin?”
“Evet isterim”
“Adem’i çağır o zaman, buraya gelsin!”
Adem A.S. Cennetin kapısına gelir ve o sırada ilahi hitap duyulur:
“Ey şeytan! Cennete girmek istiyorsan ve ateşten kurtulmak istiyorsan,
işte Cennet kapısının bekçisi olarak Adem burada, ona secde et ve gir
içeri!”
Şeytan yerinden öle bir zıplar ki (yerden göklere kadar) ve der ki:
“Adem içerde olduğu sürece asla içeri girmeyeceğim!”
Bir zamanlar peygamberimize selam gönderen bir Zahid şöyle demişti:
”Hatem-ül Enbiya olan peygambere benden selam söyleyin! Onu ziyaret
edeceğim. Ancak o yanındakiler, yanında bulunmazlar ise her sene gelip
onu ziyaret edeceğim.” Bunu söyleyen kişi sahabelerden memnun değildi.
Bu şeytanın mirası olan kötü bir özelliktir. Şeytan ne demişti: “ İçeri
girmeyeceğim. Adem orada olduğu sürece içeri girmeyeceğim. Bunu kabul
etmiyorum.” ve gerisin geriye Cehenneme geri döndü.
Ey Müminler, şeytanı takip etmeyin. Şeytan insanlara meşakkat verir.
Peygamberimizin haber verdiği bir hadis var. “Kıyamete yakın zamanlarda
insanlar birbirleriyle ve milletler kendi kendileriyle savaşacaklar.”
Önce Milletler birbirleriyle savaştılar ancak son günler yaklaştığında
bu sefer kendi kendileriyle savaşacaklardır. Bu kıyametin bir
alametidir. Önce Arablar ve Türkler sonra Pakistanlılar?
Evet, Pakistanlılar. Onlar hep birinci sınıf Müslümanlar olduklarını
düşündüler!
Diyorum ki: “Hangi amaçla? Niye öldürüyorsunuz? Niye yapıyorsunuz?
Günahsız insanları öldürmek en büyük günahtır. Sebepsiz yere bunu nasıl
yaparsınız? Düşündünüz ki” bizler birinci sınıf Müslümanlarız, biz
savaşırız!” Kime karşı savaşıyorsunuz? Şeytana karşı mı, Müslümanlara
karşı mı, Peygambere karşı mı?
Rasulullah s.a.v. doğruyu söylemiştir: “ Son günler yaklaştığında
milletler kendileriyle savaşacaklardır.”
Onlar başkalarıyla değil kendileriyle savaşacaklar. Ne diye?
Kadir-i Mutlak bu konuda bir şey söylüyor mu? Şunu diyor: "Ey kullarım,
muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime haram ettim. Sizin aranızda da
zulmü harâm ettim. Öyle ise, birbirinize zulmetmeyiniz. Eski Ahidde,
Yeni Ahidde, Mezmurlarda ve Kutsal Kuran’da sadece tek bir haram var.
Bu bir hadis-i kudsidir. Kadir-i Mutlak Allah şöyle diyor: ”Tüm
milletlere tüm kutsal kitaplarda tek bir şeyi haram kıldım. "Ey
kullarım, muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime haram ettim. Zulümden
müteâl ve münezzehim. Sizin aranızda da zulmü haram ettim. Öyle ise,
birbirinize zulmetmeyiniz.”
İncil’de, Tevrat’da, Zebur’da ve Kur’an’da tek bir haram var.
Değiştirilemeyecek bir haram. “Ben kendime haram ettim zulmetmeyi” diyor
Allah. “Sizler de birbirlerinize zulüm etmeyiniz. Bu sözümü
tutmalısınız. Eğer bu sözümü tutarsanız dünyanız Cennet olur.”
Ancak herkes birbirine zulüm etmeye çalışıyor.
Eğer ellerine küçücük bir fırsat verseniz, etraflarını fesada verirler.
Bu Şeytanın nazariyesidir. Şeytan diyor ki: “ Yapın! Zulüm edin!
Edebildiğiniz kadar edin! Öldürün! Hurdahaş edin! Ayaklarınızın altına
alın! Diğer insanları, fakirleri, zayıfları ayaklarınızın altına alın!”
Evet, bu şeytandır işte!
Ancak, Allah diyor ki: “ Hayır, ben kendime haram ediyorum zulmetmeyi.”
İslam nerede? Ey müminler, o nerede? Şöyle diyorlar: “ Biz Müslüman
savaşçılarız.”
Bu nasıl savaştır? Allah bunun hesabını soracak. Bunu ağır bir şekilde
cezalandıracak. Vahim bir ceza olacak!
Önce benim egom gelir sonra diğerlerininki! Herkesi ayağımın altına alıp
zulüm edeceğim.
Mehdi A.S. geliyor!
Allah bizi peygamberimizin yüzü suyu hürmetine affetsin!
Bu tüm Müslüman milletler için yeterlidir. Tüm Müslüman yerlere ulaşır.
Bunu anlamazlarsa, onları ayaklarımın altına alırım. Ben zayıfım; ancak
zayıf olup olmamam önemli değil.
Kadir-i Mutlak Allah isterse görünmeyen yaratıklarını beraberine verir
ve de onlar insanları tir-tir titretirler.“Ne oldu?” “Ey şeyhim,
duymadın mı? Kuş gribi!”“Kuş gribi nedir?” “Sen nerede yaşıyorsun?”
“Dünya’da yaşıyorum. Bu nasıl bir şeydir (virüstür), görmediniz mi?”
“Hayır, görmedim, ama insanlar bunun kuş gribi olduğunu söylüyorlar ve
bu yüzden kuşları öldürüyorlar! Tüfek, bomba, roket kullanıyorlar…
Bizler, civcivlerden, tavuklardan ve diğerlerinden korkuyoruz!” “Onların
silahları var mı?” “Hayır, silahları yok ancak biz korkuyoruz işte.
Onları yakalayıp, öldürüyoruz ve sonra yakıyoruz…”
Allah,
bir şeyi yapmak isterse bunu nasıl yapar? Bana bakmayın, ben çok
zayıfım, ancak bu bakteri de çok küçük. Eğer milletler böyle bir şey
yaparsa ve milyonlarca kuşu itlaf ederse, Allah her şeyi yapabilir!
Allah’ın laneti gökyüzünden gelmeden dikkatli olun. Eğer gelirse buna
karşı durulamaz ve koruyucu da olmaz!
Doğruluğun savunucusu olmaya çalışın. Bu sayede emniyette olursunuz!
Eğer şeytanın nazariyelerini savunursanız, öldürülürsünüz!
Allah bizi affetsin.
el-Fatiha

Zulüm
etmeniz haramdır
29 Temmuz 2007
http://www.naksibendi.net/sohbetler/Zulum-etmeniz-haramdir.html
Hayvan
katliamı büyük günah
Şeyh
Muhammed Nazım Kıbrısi el-HAQQANİ
21 Ekim
2005
Bu kuşların üzerine gelen virüs, insanoğlunu korumak için siper oldu
bize. Lakin bu kabak kafalılar, meram anlamaz. Maneviyatta sıfır
noktasında oldukları için o cihetten bakmazlar. Hep materyalist
gözüyle, ateist kafasıyla hükmeder ve bu mahlukatı telef ederler.
Halbuki virüs, asıl insanlara gelecekti de hayvanların üzerine geldi.
Hayvanları telef eder, insan kurtulur. Bu yaptıkları dört kitapta haram
olan bir şeydir. Allah'tan başka yakma salahiyeti olan bir kimse olamaz.
Ne alina (hindi) bıraktılar ne balina bıraktılar, ne tavuk bıraktılar.
İnsanoğlunun buna salahiyeti yoktur. Ateşle yakma mahkumiyeti, onu verme
salahiyeti yalnız Allah'a aittir. Karıncayı da yakamazsın, bu büyük bir
günahtır, büyük bir cürettir. Bu hayvanları böyle yakıp zehirleyip
gömüyor, bazen diri diri gömüyor, eziyorlar.
Korkuyorum, bu virüsü yaratan ve hayvanlara musallat eden Allah,
insanları telef edecek bir virüs yollarsa dünyanın yarı nüfusu
gidecektir.
Ne Bush bıraktım, ne İngiltere bıraktım, ne de Papa bıraktım. Hepsine
bir tamim gönderdim.
Bu tehlikeli birşeydir. Atom bombası bu virüsün yanında halt eder. Virüs
gelirse onun yapacağını 70 tane atom bombası yapamaz...
[ 21 Ekim 2005, Kıbrıslı Gazetesi'ne açıklama ]
|