Tasavvuf Portalı
Digital
Ashâb {Buradasınız}
Digital Âsitane
Digital Mürşid
Digital Murabıt
Digital
Sufi
Digital
Ziyaret
Digital Sanat
Tasavvuf Literatürü

Tasavvuf Portalı
Haritası
09/09/07
|
|
Tasavvuf & Sufiler âsitanesi tasavvuf.info adresinde yayında...
|
Erkam Bİn
Ebİ'l Erkam
[R.A.]
Mekke'de müslüman olan ilk sahâbîlerden
biri. Erkam b. Ebi'l-Erkam b. Esed b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm;
künyesi Ebû Abdullah'tır. Babasının adı Abdü Menâf; annesinin adı Ümeyye
binti Hâris'tir. Erkâm, Mekke'nin en zengin ve mûteber ailelerinden biri
olan Mahzûm kabilesine mensuptu. Annesi Ümeyye, Huzâa kabilesindendi.
Mahzûmîler, Hz. Peygamber'in muhâliflerinden olmakla beraber, Erkam onun
sâdık bir sahâbîsi olmuştur. İbn Abdilberr'e göre (el-İstîâb, I, 31)
Erkam, 'Zâlime karşı, mazlumla birlikte hareket edeceğiz' diye and içen
ve İslâm tarihinde 'Hılfü'l-Füdûl' cemiyeti diye bilinen fazîletli grup
içerisinde zikredilir.
Erkam, Hz. Ebû Bekir'in teşvikiyle, Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh ve Osman b.
Maz'ûn ile aynı gün müslüman olmuştu. İslâmî kaynaklar onu, müslüman
olan ilk onbeş kişi arasında saymaktadır. Oğlu Osman'a göre ise, yedinci
müslümandır. Onun, 'Ben İslâm'da yedinci kişinin oğluyum. Babam yedinci
kişi olarak müslüman oldu' dediği nakledilir (İbni Sâ'd, Tabakat, III,
242; Hâkim, el-Müstedrek, III, 502; Reckendorf, İA, 'Erkam ' mad. IV, 3
1 6) . Resulullah (s.a.s.) ile birlikte başta Bedir ve Uhud olmak üzere,
bütün savaşlara katılmıştır. Medine'ye ilk hicret edenlerdendir. Hz.
Peygamber onu, Ensar'dan Ebu Talha ile kardeş yapmıştır. Hicretten
sonra, Medine'de Zureykoğulları mahallesinde bir evde oturmuştur. Bu
evin kendisine Hz. Peygamber tarafından verildiği rivâyet edilmektedir (İbn
Sâ'd, a.g.e. III, 244).
Erkam denilince akla gelen hususlardan biri de onun 'evi'dir. Çünkü 'Erkam'ın
evi', İslâm'da ayrı bir özelliğe sahiptir. Sözkonusu ev; Kâbe'nin
batısında, Safâ ile Merve arasında, Safâ tepesinin eteklerinde,
hacıların hacc görevini yapmak için gelip geçtikleri en işlek bir
yerdeydi. Erkam, ilk müslümanların sıkıntılı günlerinde evini
Resulullah'ın ve dolayısıyla İslâm'ın hizmetine sunmuştu. Bu hareketiyle
o, daima hakkın ve haklının yanında olduğunu göstermişti. Hz. Peygamber,
kendi evini terkederek bu eve tasındı. Burası İslâm'ı tebliğe elverişli
emin bir yerdi. Bir süre bu evde emniyet içerisinde İslâmî tebliğe devam
etti. Ancak onun orada ne zaman ve ne kadar kaldığı konusu
tartışmalıdır. Bununla beraber, 615-617 yılları arasında kaldığı tahmin
edilmektedir. Peygamberliğinin dördüncü senesinde taşındığı da
söylenmektedir.
Erkam'ın evi, İslâm'ın ilk yıllarında, Peygamberimize ve ilk
müslümanlara bir çeşit sığınak vazifesi görmüştür. İslâm'a gönül
verenler orada toplanır, cemâat halinde namaz kılarlardı. Hz. Peygamber
de onlara, peyderpey nazil olan Kur'an ayetlerini okur, dinî hükümleri
tebliğ eder ve oraya gelenleri İslâm'a davet ederdi. Böylece bu ev,
oraya gelen pekçok kimsenin müslüman olma şerefine nâil olduğu bir yer
olmuştur. Hattâ, Hz. Ömer gibi İslâm tarihinin en mühim şahsiyetlerinin
hidâyetine de sahne olmuştur. Onun müslüman oluşundan sonra Hz.
Peygamber bu evden ayrılmıştır. Çünkü Hz. Ömer'in İslâm'a girişi,
müslümanlara güç kazandırmış ve daha rahat hareket etmelerini
sağlamıştır. O dönemde Mekkeli müşriklerin ilk müslümanlara
uyguladıkları amansız baskı ve işkence gözönünde bulundurulacak olursa,
Hz. Erkam'ın evini İslâm'ın tebliği uğrunda Resulullah'ın hizmetine
sunmuş olmasının mana ve önemi daha kolay anlaşılacaktır. İşte bu
özelliğinden dolayı ona 'Dâru'l-İslâm ', 'Beytü'l-İslâm ' gibi isimler
verilmiştir. Hattâ bu evin, İslâm uğrunda vakfedilen ilk bina olduğunu
söyleyenler de olmuştur. Bu hizmetinden dolayı Erkam ve evi,
müslümanlarca hep saygı ile anılmıştır. Evin diğer bir özelliği de,
İslâm'a ilk girenlerin sırasını ve dolayısıyla İslâm'a girişte kimin
kime sebkat ettiğini tespit konusunda, tarih başlangıcı olarak
kullanılmış olmasıdır. Tarihçiler bu hususa büyük önem vermişlerdir.
Ayrıca bu ev İslam'ın yapılan gizli davetinde merkezi ve karargâhı
olmuştur.
Erkam b. Ebi'l-Erkam, bu mübârek evi sonradan oğlunun ve yakınlarının
yararına vakfetmiş ve vakfiyesinde şöyle demiştir.
'Besmele... Bu, Erkâm'ın, Safâ'dan biraz ilerideki evi hakkında yaptığı
ahid ve vasiyyetidir ki: Onun arsası Harem-i Şerif'ten sayıldığından, ev
de Harem'leşmiş, dokunulmazlaşmıştır. Satılmaz ve kendisine mirasçı
olunamaz. Hişam b. As ve Hişam b. As'ın azadlı kölesi filan (ismi
zikredilmemiştir) buna şâhittir.' Erkam'ın bu mübârek evi, içinde
oğulları ve torunları tarafından oturulmak veya icarlarından
yararlanılmak surdiyle Halife Ebu Câfer el-Mansur (v. 158 h.) zamanına
kadar devam etti. Halife Mansur, hacc sırasında, Safâ ile Merve arasında
sa'yederken, Erkam'ın torununun develeri evin arkasındaki bir çadırda
bulunurken Halife de onların alt tarafından geçiyordu. Arada mesafe çok
kısa idi. Hattâ Halife'nin başındaki serpuşu almak isteseler elleriyle
uzanıp alabilecek derecede yüksekte idiler. Halife Mansur, Merve'ye inip
tekrar Safâ tepesine çıkıncaya kadar eve ve evdekilere baktı, durdu.
Halife Mansur, Erkam'ın torunu Abdullah'ın, Muhammed b. Abdullah b.
Hasan'a uyanlardan olduğu halde onunla birlikte hareket etmemiş
olduğundan ilgilendi. Medine vâlisine, Erkam'ın torunu Abdullah b. Osman
b. Erkam'ı hapsetmesi ve zincire vurulması için emir yazdı. Bu emri de
Kûfeli Şihâb adında bir şahısla Medine valisine gönderdi. Abdullah b.
Osman b. Erkam hapsedilip zincire vurulduğu zaman yaşı sekseni aşmış bir
ihtiyardı. Bu durum onu son derece üzmüş ve bunaltmıştı. Halife
Mansur'un Medine vâlisine gönderdiği Kûfeli Şihâb b. Abdi Rabbin,
Abdullah b. Osman'ın hapsedildiği yere vardı ve ona, 'Ben seni içinde
bulunduğun şu halden kurtarırım, Dâr-ı Erkam'ı bana satar mısın? Çünkü
müminlerin emiri o evi istiyor. Eğer satacak olursan, senin hakkında
halife ile konuşurum, suçunu da affettiririm?' dedi. Abdullah b. Osman
b. Erkam, 'O ev vakıftır, sadakadır. Benim onda ancak bir intifâ' hakkım
vardır. Buna da kız kardeşim ve başkaları ortaktırlar' dedi. Şihâb, 'Sen
kendine düşen hakkını bize ver, ondan ilgiyi kes, kurtul' dedi.
Abdullah'ın sabit olan hakkı şehâdetle hesaplandı. On yedibin dinarlık
bir satış senedi yazıldı. Bunun peşinden kızkardeşi de paranın çokluğuna
aldanarak hakkını sattı. Halife Mansur, bu evde intifa' hakkı olan
herkesin haklarını satın alıp ilişiklerini kesti.
Erkam'ın evi, Halife Mansur'un ölümünden sonra oğlu Halife Mehdi'ye
geçti. O da eşi Hayzûran'a bağışladı. Hayzûran, bu evin çevresindeki
evleri ve arsaları satın alıp ona katmak sûretiyle Dâr-ı Erkam'ı yeniden
yaptırdı (İbn Sâ'd, a.g.e., III, 243-244). Bu imardan sonra adı Dâr-ı
Hayzûran olarak anılan ev içinde namaz kılınan bir mescid haline
getirildi (Ezrâki, Ahbâr-ı Mekke, II, 260).
Bu ev daha sonra halife Ca'fer b. Mûsa'ya geçti. Bu evde bir müddet de
Mısır ve Yemenliler oturdular. Daha sonra Gassân b. Abbâd, Musa b.
Ca'fer'in oğullarından bu evin tamamını -veya büyük bir kısmını- satın
aldı (İbni Sâ'd, a.g.e., III, 244). En sonunda bu evi, Mısır-Kahire
defterdârı İbrahim Bey, Sultan ikinci Selim'e hediye etti. Üçüncü Murad
da, hicrî 999 (1591) yılında bu evi mescid tarzında yeniledi. Bugün
artık bu evi yerinde görmek mümkün değildir. Harem-i Şerif için yapılan
çevre düzenlemesinde yıkılmış, arsası zaten Harem'in arsasına dahil
kabul edilen bu ev aslına rucû etmiştir (M. Asım Köksal, Erkam'ın Evi,
Diyanet Dergisi, Temmuz-Ağustos-Eylül 1984, Cilt: 20, Sayı: 3, sh. 3-8).
(Ayrıca bkz. İbni Hacer el-Askalâni, el-İsâbe JF Temyîzi's-Sahâbe, I,
28; İbnü'l-Esir, Üsdü'l-Ğâbeî Ma'rifeti's-Sahâbe, I, 74; Dâiratü'l-Maârifi'l-İslâmiyye,
I, 630-631; Nedvî, Ashâb-ı Kirâm, III, 18-23; Mahmud Esad, İslâm Tarihi
(tıc.), s.433, 548).
Erkam b. Ebi'l-Erkam, H. 54 veya 55'te seksen yaşın üzerinde,
Muâviye'nin hilâfeti döneminde vefat etmiştir. Bedir ehlinin en son
vefat edenidir. Vasiyyeti üzerine namazını sâdık dostu Sâ'd b. Ebı
Vakkâs kıldırmıştır. Kabri Cennetü'l-Bakî'dedir.
|
WEBSİTE
İÇERİĞİ
|
EDİTÖR
NOTLARI
"Her dem yeniden doğarız..." diyen ustamız Yunus'un sözlerine uygun
olarak yeniden ve yepyeni bir tarz ile huzurunuzdayız.
İlk editörial notumuzda "İslam'ı yaşama sanatı" olarak
tanımladığımız tasavvuf konulu bu websitesinin hayrlara vesile olacağına
inancı ile yeniden "merhaba".
Devamı için
tıklayınız.... |
Linkler
|
|
Görüş
ve Öneriler
Tasavvuf & Sufiler ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi bize
iletiniz:
tasavvufvesufiler@yahoo.com
|
Tasavvuf & Sufiler web grubunun interaktif alanları
|
|