EDİTÖR NOTLARI
"Her dem yeniden doğarız..." diyen ustamız
Yunus'un sözlerine uygun olarak yeniden ve yepyeni bir tarz ile
huzurunuzdayız. İlk editörial notumuzda "İslam'ı yaşama sanatı" olarak
tanımladığımız tasavvuf konulu bu websitesinin hayrlara vesile olacağı
inancı ile yeniden "merhaba"...
TASAVVUF
&
SUFİLER'İN WEB
SERÜVENİ
"TASAVVUF &
SUFİLER" adını verdiğimiz
bu
websitesini oluşturma fikri ilk kez 1999 yılı boyunca dalnet#sufism
kanalında yapılan sohbetlerde oluştu. Sohbetlerimiz esnasında sorulan
her soruya anında kaynak göstererek cevap vermenin güçlüğü, dahası
sohbetlerin yararlı olması için "nisyan ile malul" zihinlerden irticali
aktarılan bilgilerin ve menkıbelerin hem internet üzerinde
iletişimin gereği hem de zaman -mekan kısıtlamaları nedeniyle yarıda
kesilmesi, yetersiz kalması "tasavvuf etrafında" bir başvuru kaynağı
olarak sağlam verilerin yer alacağı bir websitesinin gerekliliğini
gösterdi.
Bu
gerekliliğin en yakın tanıkları o günlerin kanal müdavimlerinden olan
"sule", "hayya", "bezelye", "kumsaati", "sabamelikesi",
"albatros"
nickli arkadaşlarımızdır.
Kanala gelen ve
tasavvuf hakkında bilgilenmek isteyen insanlarımıza kaynak göstermek
maksadıyla www üzerinde yaptığımız araştırmalarda tatminkar bir sonuca
ulaşamamıştık.
Tasavvuf
hakkında Türkçe websiteler ilk zamanlar (1990'ların son yılları) çok çok
azdı. Giderek webde görünmeğe başlayan siteler ise genelde mensub olunan
"ekol"ün etrafında dönüp durmakta idi. Bu durumda şartların müsait
olduğu ilk fırsatta, kafamızdaki kaynak tasavvuf websitesini
oluşturmak yolunda klavyemizin tuşlarına dokunmağa başladık. Nihayet
yaklaşık bir aylık bir yoğun "webyapımı" mesaisi sonunda fikir olarak
zaten oluşmuş olan site www üzerinde yer alacak duruma gelmişti.
"TASAVVUF &
SUFİLER"
başlığını taşıyan websitemizi oluşturduğumuz ve yayınladığımız günden (
6 Nisan 2000 ) bu yana bize ulaşan e-mailler, düşülen notlar ve en
önemlisi de web counter'dan bize ulaşan
istatistiki verilerin
analizi websitemizin tahmin ettiğimizin ötesinde bir
fonksiyonellik kazandığını gösteriyordu. Bu sevindirici hal ilgililere
yüklenen sorumluluğun da arttığının bir göstergesi idi aynı zamanda...
Bize websitemizi
daha da geliştirmek yolunda azim veren bu sonucun oluşmasında fikir
veren, destek olan dalnet#sufism kanalı müdavimleri başta olmak üzere
herkese ve sitemizi inceleyerek kendi sitelerinden bize link veren
webmasterlara teşekkür ederiz.
İnternette bir
süre -özellikle belli konu etrafında yoğunlaşarak - surf yapan herkes
bir süre sonra sayfaların pekçoğunun birçok siteden kopyalanma suretiyle
bir araya getirildiğini farketmiştir. Bir noktada webin karakteri gereği
"engellenemez" olan bu durum bir noktada da giderek bir bıkkınlığa ve
tıkanmağa yol açma tehlikesini ortaya çıkarmaktadır. Aslında webe bir
"şey" koyan herkes bu veriyi genel kullanıma açtığını zımnen ilan etmiş
olmaktadır. Websitemizin sayfalarını detaylı olarak ve diğer tasavvuf
siteleri ile kıyaslayabilecek kadar bu konu etrafında yoğunlaşmış
şekilde inceleyen bazı okurlar sayfalarımız arasında "ilk kez" nete
konulan veriler ile karşılaştıkları içeren anlamlı mesajlarını bize
iletmektedirler. Bu durum bizim için "yapılanın boşa olmadığı" duygusunu
oluşturması ile bir teşvik unsurudur.
Websitemizde yer
alan sayfalardan Hoca Ahmed Yesevi , Divan-ı Hikmet , Abdullah Dağıstani,
Şerafeddin Dağıstani, Necmüddin Kübra, Ümmi Sinan, Küçük Hüseyin
Ankaravi, Dr. Münir Derman ... sayfaları yerli-yabancı tüm websiteleri
arasında ilk kez yayınlanmıştı. Abdulkadir Geylani, Yusuf Hemedani,
Bahauddin Nakşbend , Mesnevi-i Şerif, Sadreddin Konevi, Eşrefoğlu Rumi,
Şeyh Şamil, Abdulkadir es-Sufi, S.Hüseyin Nasr... hakkındaki
sayfalarımız ise Türkçe içerik yönünden yayınlandıkları tarihte
webdeki en kapsamlı sayfaları içermekte idi dersek hiç de iddialı
konuşulmuş olunmaz.
Websitesinde
1 Temmuz 2000 tarihinde Hoca Ahmed Yesevi (K.S.)'nin tarihi ve ölümsüz
eseri Divan-ı Hikmet'in tamamı orijinal metin olarak ve bugünkü
Türkçe'ye aktarılmış şekliyle internette yer almış olması dahi tek
başına yeterli bir itminan vesilesi idi. ( Bu arada şunu da
belirtmeden geçemeyiz: Divan-ı Hikmet'in bugünkü Türkçe'de anlam
metinlerini kopyalayanlar bunu bir kitap olarak basma fırsatçılığına da
başvurdular. Ona da "eyvallah !.. )
İlk
mektublarımızdan birisinde "Bazı ziyaretçilerimiz tasavvufi bir geleneğe
intisab hakkında yol göstermemizi rica etmektedirler.
Websitemizin tesis edilme maksadı açısından bu tür arzuları yerine
getirmemiz imkansızdır." demiştik ; hala da öyledir!... Bu tür bir
arzusu olan kardeşlerimiz hakkında temenni ve duamız manevi kemal
yolunda niyetlerine muvafık bir vesile(*)ye ermeleridir. Bu
taliblere websitemizin tek tavsiyesi "bilmeden bulmanın"
, "bulmadan olmanın" çok güç olduğundan "bilmeyi" sağlayacak
herşeyi bulabileceğiniz sitemizin özellikle teorik sayfalarını dikkatle
incelemeleridir.
Gerek sayfamızda
yer alan bazı Allah dostlarının menakıbinde gerekse tanıtılan
kitablarda yer aldığı için dikkat çeken "rüyalar" konusunda İslami
kaynaklarda
-Kur'an-ı Hakîm ve sahih hadis- yer alan bazı bilgi, işaret ve
yorumlar da hassasiyetle okunmalıdır. Rüyaların günümüz dünyasında da
"Rahmanî ve Rabbanî hikmet"in bir nakil ve iletişim vasıtası olarak
sürdüğünü gösteren pek çok işaret ve emare bulunduğuna yakînen
şahid olunan rüyalara -en azından bazılarına- dikkat edilmeleridir.